Takvim Yaprakları ve Sisli Yağmur

 


Bu gibi fotoğraflar nedense hep çocukken aldığımız Ülkü takvimlerindeki fotoğrafları anımsatıyor.

Sıcacık,sevimli ve çocuksu geliyor,daima..

Şu fotoğrafa bakınca bile benim çektiğime inanamıyorum ama ben çektim işte..

Çocuklukta gördüklerimiz ve kadar etkil ideğil mi..yıllar geçse hafızadan silinmiyor bazı şeyler..

Nasıl duygular uyandırıuor sizde bilmiyorum ama bana bu takvimdekiler daima sevimli ve tatlı bir bilgi köşesi olarak geliyordu o zamanlarda..





Bazı ağaçlar çiçeklendi ve bu fotoğrafı çektiğim gün de kar yağıyordu..
Arkaplanda kar tanelerini görebilirsiniz..ne kadar hoş bir görüntü değil mi..orada durup o anın tadını çıkarmak da çok güzeldi..
Böyle anlarda duruyor insanın içi bazen.Tam da o anın ruhu içinde ruhuyla duruyor.
Anın her haline her haliyle katılıyor,sessizlikse sessizlikle,hareketse hareketli bir şekilde..ve tam da böyle anlarda Sinan Canan'ın bir sözü geliyor aklıma;

Mutluluğun formülü çok basit. Şimdi şu anda burada olandan razıysan mutlusun demektir.



Kışı seviyorum..
Sessizliğinden huzurundan dinginliğinden ve güzelliğinden dolayı..renk paleti tamamen değişiyor,ilkbaharın yazın paleti gibi çok enerjik değil belki ama o bekleyişi doğa ile beraber yaşamak hoşuma gidiyor.
İçimde soğuyan bir çok şeyi ısıtıyor..İçimde gürültülü olan bir çok şeyi sakinleştiriyor..
Kendimi daha iyi dinliyor ve anlıyorum.Doğa bunu her zaman yapıyor.
Talep etmiyor,sağlıyor.
Karşılık beklemiyor imkan tanıyor..
Bir fotoğraf daha,dün çekilmiş son derece taze.




Pencereme dokunacak nerdeyse sisler..Ormanı yavaş yavaş kapladı ve inceden yağmur yağıyordu,arkaplanda BU çalıyordu..
Pencereyi açıp dalga dalga yüzüme kadar ulaşan o ince yağmur ve sis karışımı karşısında ruhum daha da inceldi kendimi kaygısız,dünya denen bu sistemin bu geçici düzenin bir yaratıcısı olduğu için huzurlu hissettim..



Yorum Gönder

0 Yorumlar