Yazarın kaleminde tutuklu kaldım,acı acı hikayeler yazdırıyor bana artık.Ne zaman adı geçse içimden geçecek olan duyguları da çok iyi biliyorum artık.


Tokat gibi geldi en son okuduğum kitabı.Uçurtma Avcısı'ndan sonra Bin Muhteşem Güneş ile yazardan bir müddet uzak durma kararı aldım,başka kitabı var mı yok mu merak etmeme kararı da dahil,çünkü bu kitapların ardından ne okuyabileceğimi kestiremez oldum.
Evet,etkilendim.
Her iki kitabın konusu da hayatın görmek istemediğimiz veya varlığına şüphe duyduğumuz konular ve gerçekler üzerine işlenmiş.
Acıtıyor ayrıca.
Yine de okunmalı bu kitaplar,çocukluğu önemseyenler okumalı çocuklarla iç içe olanlar okumalı,olamayanlar da okumalı.Mutlaka size dokunan bir ucu var bu kitapların,anlayın işte.


En son Bin Muhteşem Güneş.
Yine sarsıldım ya ben.
İçinde bulunduğum düzeni beğenmediğim günler,yetersiz bulduğum şeyler veya sitem ettiğim ne varsa yerle bir oldu.
Çok fazla şey istiyoruz ve zannediyorum ki çok çok az şükrediyoruz.
Okunacak bir kitap,okunmalı.
Evini beğenmeyen okusun eşini beğenmeye nokusun hayatını beğenmeyen okusun ki görsün.
Ne hayatlar var ne acılar var.
Tam olamayan hayatın nerdeyse tam olmuş bir hikayesidir bu kitap.
Ve umudun daima canlı kaldığına dair güzel bir ıspatı.