Ev sahibi evin kirasına zam yapınca komşu hanım Almanya'daki ev bulma sıkıntısına rağmen ani bir karar ile evden çıkışına Prensip Meselesi Bu' diye cevap verdi...
Bu tarz prensiplerim yoktur benim ama o Prensip Meselesi demesi gerçekten çok görkemliydi,yazmak istedim.
Aşağıdaki notlarımın birer prensip haline gelmeleri gerek.
Kendime verilen bir emir eşliğinde.
Cayılabilir ama cayılmasa prensip daha sağlam olur kanaatindeyim..
Çoğunu prensip haline getirdim diyebilirim ama getiremediklerim de var,tamamı benim prensibimdir desem bu yalan olur yalan söylememek gibi de bir prensibi daha evvel edindiğimden dolayı şüphe bulutları hemen şimdicik dağılsın lütfen! :)
Tamam az biraz eğlenceli olsun diye böyle dediğimi belirtmek isterim zira kibirle de suçlanabilirim yalnız bu notlar öylesine yazılmış şeyler değildir.
Kırk yaşına girdi bu kadın müsaadenizle bildiğim bi şeyler olsun azıcık.Hem ağırlıkları defalarca denenmiş olmalarından ileri gelir benim için.
Bu sebeple sevgili dostlarım,hayatımı daha da kaliteli bir hale getiren bu notların prensibe dönüşmelerini sizinle de paylaşmak güzel olur dimi?.
Akıl hocalığı yapmaktan Allah'a sığınırım,şöyle kısa kısa deneyimlerimi ve sonuçlarını aktarıyorum diyelim buna olur mu,insan yaşadıkça öğreniyor çoğu öğrendikleri de hata ve yanlışların sonucudur,Elhamdülillah..

Notlarım şöyle:

*Tabakları küçültmek,gıdanın olabildiğince temiz olabildiğince faydalısını almak,insan yemeği çöpe atmaya kıyıyor ama ona verdiği paraya nedense kıyamıyor hain nefs gereği :)

*Tabakların küçülmesi demek çöpe giden yemek miktarının azalması demektir,bu çok çok önemli.

*Daha büyük dolap yerine var olanlardan önemli ve gerekli olanları ayırmak.Dolaplar genişledikçe boş yerler insanın gözüne çarpıyor böylece farkında olmadan o boşluğu doldurmaya çalışıyor ve tekrar alışveriş yapıyor,genellikle de sabahları uyandığında ''Giyecek hiç bir şeyim yok'' diye bir sitemle boğuşup duruyor oysa daha az eşya olsa böyle bir derdi de olmaz,beş parça eşyan var üç tanesini seç içinden giy.
Dipnot:Özel gün ve durum giysileri bu nottan itina ile uzaklaştırılmıştır.

*Bakımı zor meşakkatli eşya yerine bakımı kolay ve pratik olanını seçmeli.Yoğun bakım veya ilgi gerektiren eşyalar tehlikelidir,insanın sabrı taşabilir sinir sistemi hata verebilir.
Ya çocuğundan korur ya eşinden,kibre de yol açar ''Baaak,benim eşyam ne kadaaar dakaliteli pahalı ve lüks!''..olmamalı...Bakımı için hem vakit hem de para harcamak zorunda kalır.Kendini yıpratmak da cabası.Yazık sana be dimi ama,bir biblo devlet memmuru gibi koruma altına alınmaz ki.
İnsansın sen eşya için yaşamak için yaratılmadın.
(Sorry)

*Yürümek için sebepler bulmalı,dışarıya çıkarken telefon alınsa bile telefon olarak kullanılmaya özen gösterilmeli yani dışarıdayken interneti kendine yasaklamalı veya kısıtlamalı.

*Gülümsemek,tebessüm ederek hoşgörülü olmaya çaba göstermek,her olumsuzluk karşısında bir hikmet aramak.Hikmeti bulana dek olumsuzluk zaten kalkmış veya unutulmuş oluyor.
Gülümsemek kederli bir insana da iyi gelebiliyor biz bilemeyebiliriz ama bir tebessüm bazen büyük bir enerji ve yaşam gücü belirtisi olabiliyor,düşmanlar da nasiplenebiliyor bundan :)

*Hayatımızdan gitmek isteyen veya çıkmak isteyen insanların önünde durmamak.
Gidenin kalbinde yerimiz varsa bu durum dünyanın neresine giderse gitse nasıl olsa değişmez.
Gözlemlerime göre karşısında durduğun her neyse önce bana çarpıyor,kenara çekilmeyi tercih ediyorum artık böylece.

*Doğruyu söylemek.
Bir şey edepten uzak ise veya kişiyi zarar verecekse veya kötüyse bunu dile getirmek tepki göstermek.Net ve kısa bir cümle ile ama kırıcı olmadan.Bu gerçekten çok etkili.

*Boş zamanın olduğunda alışveriş yapma,sevdiklerine vakit ayır.Bu kıymetli zaman dilimleri veya küçük kaçışlar şaşırtıcı sonuçlara gebe olabiliyor.

*Evde zaten var olan bir eşyanın farklısını almamak.Var olanla farklı bir şey yapmak.
Tamir edilebilen eşyayı atmamak,eğer tamir edilebiliyorsa hala kullanılabiliyor demektir.

İleride kullanılır veya belki lâzım olur mantığı ile eşya satın almak veya saklamak.
Elinde olan,kullanılmayan bir şeyin sahibini bulmak.Hiç bir eşya kullanılmamak üzere üretilmedi,nasıl ki biz insanların bir kaderi ve ömrü varsa eşyaların da bir kaderi ve bir ömrü vardır,biz kullanamıyorsak bizim için olmadığı anlamındadır,eşyadan faydalanabileceklere vermek gerek bu yüzden,böyle biri çevremizde yoksa sokakta düzgün bir yere bırakmak yeterli oluyor,herşey nasibine ulaşıyor nasılsa..

*Hanımların ''Bugün ne pişirsem''diye kafa patlattıkları soruya şöyle bir cevap verebilirim
Bugün var olan malzemelerle yeni bir yemek yap,daha önce pişirmediğin bir şey yap yeni bir tarif dene.Hemsana eğlence olur hem evdekilere yenilik ve süpriz.
Dolapları tıka basa gıda doldurmamak da ayrı bir sıkıntı,bu yüzden kaliteli yiyecek almak onu itina ile tüketmek anlamına da geliyor olabilir,pahalı yiyeceğin ambalajını bile çöpe atmaya kıyamıyor insan.

*Ambalaj demişken pahalı ambalajlı deterjanlardan uzak durmak gerek bunlar hem çevreye zararlı hem cebimize,öyle ambalajlar var ki gerçekten insan çöpe atmak zorunda kaldığı için üzülüyor,demek ki orada bir şeyler var.
Ambalajını bile atmaya kıyamıyorsan emeğinin bir kısmını boş yere harcadığın meydana çıkıyor.

İnanılmaz uzun bir liste oldu ama bunlar hep aklımda olan şeyler.
Almanya beni değiştiriyor olabilir mi!?
Lütfen yorum kutusuna düşünce görüş ve bilhassa kendi notlarınızı eklemeyi ihmal etmeyin,deneyimlemiş olduğunuz,meyvesi elinize gelmiş notları taaaam mı?.
Bu tür notları seviyorum.

Sizi de.

Kemal yine doktora götürülecek.
Üstelik şimdi!..

Allah'a emanet,yorum kutusunda buluşmak üzere ;)