Günlük trafiği hemen hemen her gün iyi olan bir blog bu.Günlerce hatta aylarca hiç bir yayın girmesem de trafikde çok çok az bir değişim oluyor,yayın girince daha da artıyor doğal olarak.

Genel konulardan yazmaya özen gösteriyorum,araya günlük hayatımdan konular da karışıyor,bu tür konuların pek yayına alınmasından yana olmasam da benden bir şeyler de serpiştireyim istiyorum.

Konular sade ve olabildiğince samimi yalın bir dil ile yazılıyor,gidilen yerler denenmiş iyi tarifler yine deneyimleyerek elde edilen tecrübeyle sıcağı sıcağına ziyaretçilerimin istifade edebileceği tavsiyeler de var burada..Film önerileri kitap önerileri bloggerlar'ın istifade edeceği teknik konular da var yanısıra.

Zaman geçtikçe içerik artıp zenginleştikçe ziyaretçilerimin bu sayfada hem iyi hem de bir şeyler öğrenerek ayrılıp gitmesini düşünmek beni mutlu ediyor.

Boşuna yazmadın boşuna saatlerce yayını hazırlamak için uğraşmadın diyerek içime bir dinginlik bir memnuniyet meydana geliyor.Blog yazmayı internete kaliteli içerik katmayı seviyorum.

Üç çocuğum var,belki ileride onlar da buradaki içerikten istifade edecek,annelerinin artık orta yaşlarına doğru nelerle ilgilendiğini neler düşündüğünü  kısmen de olsa görebilecekler.Yani gelecekten geçmişe bir yolculuk gibi olacak onlar için bu blogun içeriği...



KONULARIN TÜRÜ VE KALİTESİ 

İnternet alemine olabildiğince kaliteli ve doğru bilgi içeren içerik bırakmanın yanısıra benim de bir anne olarak bu yönümden haberdar olabilecekleri mutluluk verici..

Ancak bu yazıyı bunları anlatmak için yazmadım.Amacım blogdan veya kendimden bahsetmek değil,konu arada bir o yana evrilse de sonuna doğru demek istediğim net olarak anlaşılacaktır.Öyle umit ediyorum..

Özel hayatımdan bahsetmeyi pek uygun bulmasam da özel hayatından en azından belki paylaşılabilecek yönleri ve detayları hakkında yazan blog dostlarımın yazılarını her okuyuşumda beni bir hüzün sarıyor..onların yıllar yılı kaleme alıp yazdıklarına bakınca acaba bu blogda özel hayatımdan daha çok mu bahsetmem gerekiyordu diye sormadan edemiyorum kendime..Çünkü geriye kalan o güzel anılar o kadar güzel bir miras ki!..ben de böyle bir konsepte mi başvursaydım acaba demeden kendimi alamıyorum.

Samimiyetinizin etkisi bu :)

Ama hayır,Kiremithanem'i açmadan evvel konularımın zaman içinde değerini yitirmeyen türden olması için özenle seçip hazırlayacağıma dair söz vermiştim kendime..

İnsanlar özel hayatım ile neden ilgilensinlerdi ki değil mi?..yani ben böyle düşünüyorum çünkü öyle çok da anlatılacak bir şeylerim yokmuş gibi düşünüyordum..oysa tonlarca malzeme çıkardı özel hayatımdan günlük rutinimden çocuklarımın yaptıklarından evimizde olanlardan çevremdeki insanlardan mutluluktan sarhoş olduğumuz günlerden acı ve kederden perişan kalplerle yaşadığımız zamanlardan,gördüğümüz yerlerden gidilen her köy her şehir her ülkeden..hayatın içinde bunlar hep var çünkü..

Kiremithanem'in kişisel bir blogdan bir tık uzak olduğunu düşünüyorum ama gönül isterdi ki biraz da daha günlük daha özel kaleme alınan yayınlar da olsun..

Konuyu bağlamak için siz sevgili ziyaretçi ve ümit ediyorum ki düzenli olarak buraya uğramaktan keyif alanlara iki soru yönelterek bir karar arefesinde bulunduğumdan dolayı düşüncelerinize ihtiyaç duyduğumu itiraf ediyorum..



Birinci sorum şu:

Kiremithanem'in genel olarak konseptine sadık kalarak biraz günlük çokça daha genel bir kitleye zaman içinde değerini kaybetmeyen yayınlar girmeye devam edilmeli mi yoksa konsepti değişmeli mi?


İkinci sorum da şudur ki:

Sizce Kiremithanem'in içeriği daha çok genel mi yoksa kişisel mi?


Bu iki sorunun cevapları doğrultusunda ben bir başka daha özel biraz daha düşünce ve günlük gelişmeleri konu edecek olan bir blog açma niyetine gireceğim..

Dolayısıyla bu yazıyı okuyanların yorum yapmadan yani düşüncelerini ifade etmeden gitmemelerini rica edeceğim..

Şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum..

İyi ki varsınız.