Hollandaya gidişimiz kış mevsimine denk gelmişti,aylardan Kasımdı daha doğrusu,kış aylarında değil de ilkbaharda gitmek gibi bir hayalim vardı ama nasip kış mevsiminde gitmekmiş.

Hollanda laleleri ve muhteşem çiçekleriyle ün salmış bir ülkeydi benim için,lale tarlalarını fotoğraf çekmeyi çok çok istesem de pek mümkün olmadı.

Günü birlik gitmiş Noel için hazırlanıp süslenen bir şehirle karşılaştık.Küçük sıcak ve samimiydi insanları sakin kendi hallerinde ve huzurlu görünüyordu,ben de öyleydim..

Lale tarlaları beklerken balık&peynir pazarına denk geldik,olsundu.

Oralardan kareler içeriyor bu yayın çoğunlukla..daha sonrasında sisli köy evleri var..Doğasever biri olarak buraları da çok beğendim.Düzen ve temizlik ne kadar harika bir şey.Benim gibi düşünenin çok olduğunu biliyorum ama nedense bizim gibi düşünen belediyeler yok sanırım.Memeleketimiz çok güzel insanları da cömert güleryüzlü yardımsever,bakınız bu üç vasıf yurt dışında daha doğrusu Avrupalılarda rastlanamaz.Elinde bozuk çekmecenin kulpu olsa satışa çıkarır sadece küçük bir örnektir bu,bizim gibisi az bulunur inanın bana ama işte bu düzeni ve temizliği doğaya olan hassasiyeti neden beceremiyoruz anlamış değilim,neyse..

Fotoğraflar konuşsun :)



Noel bayramı öncesi mağazalar inanılmaz güzeldi,bayıldım her birine,ışıklı ışıklı harika görünüyorlardı.


Kahveyi eline gücü ayağına ver ve yola çık :)



Her yerde bisiklet yolları vardı bu da bisiklet kullanıcıları için trafik ışıkları,ay çok güzeldi bisikletleri sırlanmış görmek burada :)



Mahallelerin bütün direklerinde bu LGBT stikerları vardı.






Manzara yazarlara özel..










Peynirlerden bol miktarda aldık,yanına da güzel bir ekmek,yol boyunca bunları yedik.Harikaydı.





Bu araba çok eski çok bakımlı ve içi çocuk doluydu,yüzleri de çiçek gibi gülüyordu :)


Sıcak şarap şeysi bu.


Amcanın ayakkabılarına dikkat :)


Bu fotoğrafların çoğunu Instagram hesabımda paylaşıp buraya yayın olarak girmeyi ihmal etmiştim,mübarek blog ihmal edilip o uygulamada paylaştığım için pişmanım şimdi..daha taze daha canlı duygularım vardı buraları ile ilgili Instagram öğüttü hepsini..neyse onu da geçiyorum..

Hollandada yaşanır mı diye soracak olursanız size tam cevap vermem doğru olmaz çünkü sadece bir gün kaldım ama bu tür ülkelerde daha evvel daha uzun süre kaldım geçtim gördüm ,doğa düzen denge üçlüsünü seven biriyseniz hay hay elbette yaşanır demeden edemeyeceğim.

Ben yaşardım buralarda,maneviyat bakımından biraz sıkıntılı olabilir çünkü konfor çok fazla ve insan dünyaya dalıp ahiretini ihmal edebiliyor ben bu anlamda sıkıntı yaşamıştım,camiler var minareler var ama ezan sesi yok o da büyük eksiklik olmuştum benim için bunlar dışında doğanın bu güzelliği tefekkürlük.

Ruhum rahatlıyor dinleniyor kendine geliyor desem tam yerinde konuşmuş olurum.Bundan fazlasını yapabilip de yapamayan bizlere aşırı kızdığımı da iliştiriyorum şuracığa.Kıskanmamamız için,kıskanmamalıyız çünkü böyle bir çaba içinde olmayan kıskanmamalı fikrindeyim.


Sevgiler..