Az insan çok huzur cümlesini duymuşsunuzdur.Genel olarak kalabalıktan sıkılan,tahammülü azalmış,epey de yorulmuş insanlar tarafından söylenir.Bir ara ben de bu cümleyi söylesem mi diye düşünmedim değil,ama emin değildim.
Söylediğim her söze elbette kelimesi kelimesine dikkat edemiyorum insanım sonuçta ancak bazen böyle okkalı sözleri söylemeden şöyle bir duraksayıp üzerinde düşünürüm.
-Bana yakışan bir söz müdür bu?
-Peki içimdeki bir takım birikimlerin özeti olabilir mi?
-Arkasında durabileceğim bir şey mi? üçlemesinden geçirdikten sonra bir sözü veya kelimeyi alıp basarım gönül sözlüğümün yapraklarına ama bu az insan çok huzur sözünü diyecek gibi olmama rağmen diyemedim..
Arabayla dolaştım kasabamızda bugün.Yaz tatili gereği kasaba nerdeyse ıssız.Marketlerde sebzeler çürümeye yüz tutmuş fiyatlar indirime girmiş,sıkça kullanılan bir ürün tüketildiği takdirde yenisini bulup almak sıkıntı,yollarda insan sayısı da öyle az ki..
Karşılaştığım insanları nimet sayıyorum nerdeyse..
Oysa bir çok kişiyi sürekli görüyorum bazen görmesem de olur demişliğim vardı,ne oldu ki şimdi?..
Bunca insanın yokluğu bana bir bakıma huzur verecekken neden ikindi saatlerinde kahvemi alıp balkona oturduğumda kahvem ve kırmızı sardunyalarımla mutlu olamıyorum?..
Akli dengesi yerinde olmadığı için gün içinde defalarca balkonuna çıkıp yoldan geçenlere,çocuklara ve komşulara anlamsız sözler söyleyen belirsiz emirler yağdıran komşumun sesinden rahatsız olan ben değil miydim?..şimdi neden yokluğu bu kadar ağır gelmeye başladı?
Pencereler kapandı perdeler çekildi,sokakta araba sayısı azaldı,otobüslerdeki yolcu sayısı bir avuç kadar nerdeyse ve uçuşlar da artık eskisi kadar sık değil..gökyüzünde bulutlar toplandı,uçakların seyrek seferleri bulut oluşumuna dahi engel değil artık,nicedir bulut olmayan gökyüzünde bembeyaz koca koca bulutlar oluştu..
Bu ıssızlıktan çocuklar da payını aldı,sokakta oyun oynayacak çocuk sayısı nerdeyse bir elin parmakları kadar oldu ve pencereden çocuklara şeker atan yaşlı Yunanlı amca artık avuç avuç değil,sadece bir kaç şeker atar oldu..sevinç çığlıkları da yok oldu..
-Az insan çok huzur mu?..bu cümle yerinde mi,yoksa yersiz midir bilemem.
Daha önce varlığını hissetmediğimi düşündüğüm insanların yokluğunu hissediyorum ve neden,neden diyorum insan yokluğu ile de etkiliyor diğer insanları?..
Göçmenleri sevmeyen,her fırsatta bunu bir şekilde dile getiren yerlilerin gözleri bile birilerini bir şeylerini arar oldu..
-Herkes nereye gitti dediklerini duyar gibiyim..
-Gitme fırsatı olunca arkasına bakmadan gidilebiliyormuş demek ki insanlar,diyesim var diyemiyorum ama anlıyorum,her birinin yokluğunu hissediyorum..
Bir gevşeklik bir sıkıntı var havada..nereye gitti bunca insan?..
Sokakta çocukalarını azarlayan ana,hani her seferinde gözümün ucuyla baktığım kadının yokluğu neden bir boşluğun içine salıyor yüreğimi..

Biliyorum nedenini..
Her biri bir renk bir nefes bir dokunuş çünkü..
Ağacın gövdesi gibi,yaprağın damarları gibi,derelerin ayrık otları gibi,balıkçıların çöpe attığı balıklar gibi,veyahut kaldırımların kenarında açan çiçekler gibi..
Anladım ki herşey ve herkes gerekli..
Varlığını fark etmemiş olabiliriz ama her biri bir bütünün detayıdır,gereksinimidir..
Olmazsa olmazıdır ya da..
Gitsinler,kalmasınlar,rahatlarız güzel olur bize koymaz dediğimiz her ne varsa,var olduğu için beynimizi meşgul etmiş dikkatimizi istemesek de çekmiş,hayatımızda seçmiş olmasak bile yerini almış bizlere bir şeyler katıyormuş anlaşılan..
Bir kez daha anladım ki insan yerini hiç bir şey almaz,yerine ne koysan dolmaz..
Patavatsızlığı,yarım aklılığı,aşırı tepkisi veya dağınık görüntüsüyle bile insan insana gereklidir,elzemdir..
Az insan çok huzur bu yüzden cümle daracığımda yer almayacak sanırım.
En azından uzun bir süre daha bu böyle devam edecek çünkü her insan,muhatabım olsa da olmasa da,varlığı beni memnun etse de etmese de bir yerde ise eğer bir amaç ve bir hizmet uğruna oradadır..
İnsana insan lazımdır velev ki o insan istediğin gibi biri olmasa da,beğenmesen varlığına tahammül gösteremesen bile o insan bir yerdeyse,o yerdeyse ve evet istemesen bile senin burnunun dibindeyse vardır bir sebebi ve her ne kadar anlamasan kabullenmesen bilmek istemesen bile hayatına bir katkısı vardır,hayatına girmiştir,sana istemesen de bir şeyler katmıştır,az değil çok miktarda,umduğun gibi değil gerekli olduğu kadar üstelik..
Herkes olması gerektiği yerdedir,herşey olması gerektiği gibidir.
İnan ki.