Daha Türk topraklarına ayak basmadan uzaktan bütün ihtişamıyla görünüyordu Selimiye'nin minareleri..ne mutlu bana ne mutlu bize ne mutlu ne mutlu dedim bir kez daha..nasıl da güzel bir tarihimiz var ne kadar etkileyici bir dinimiz var..

Elhamdülillah..



Selimiye'nin tam arkasında bulunan bu butik otelde kalmadığımız için üzüldüm biraz ama olsun,next time maybe :)


Mimar Sinan!

Karşında durmak bile cesaret istiyor üstelik canlı canlı olmamasına rağmen ürperticiydi karşında durmak..ellerdeki damarlara dikkatinizi çekerim..çok duygulandım bu kadar yakından görünce..ve yine yine gurur duydum.






Konu kitap olunca nasıl da akıp gidiyor zaman..çok güzel eski kitaplar vardı ancak sıralanmadan gelişi güzel olarak sergilendikleri için başım dönmeye başladı,başlıklarını okuyamadım daha fazla pes ettim..ne olurdu düzgünce sıralayıp dizselerdi?



Ve bu kıymetli beyfendi bir hamamın önünde telefonla beynini uyutmak yerine kitap okuyordu..




MUH-TE-ŞEM bir tarihimiz var ne kadar gurur duysak az hem de çok az..



Fabrikalar yok iken :)





Şehrin merkezi pırıl pırıldı çevre düzenlemesi harikaydı gece ışıklandırma da öyle,tarihi eserleri korumak için dolaşan devriye polisler de kibar bir uslupla uyarıyordu tarihi eserlere yakın oturanları..çarşı da güzeldi insanlar da öyle..yapılan çalışmalar level atlatmışlar bu güzel şehrimize ve ve en çok dikkatimi çeken şey yayalar geçidinden keyifle karşıya geçişler oldu..inanılır gibi değildi ama her araç yayalara yol veriyordu..hem kalite hem medeniyet kokan bir davranış,çok takdir ettim..