3. Bugün kendini hangi renk hissediyorsun?

Hobi bahçelerinde dolaştım yine bu sabah,hava hem gri hem de solgun bir maviye çalıyordu..serin ama soğuk değildi..kuşların ötüşü bir yandan diğer yandan kulaklığımdaki müzik yine ruhumu gezdiriyor ve meşgul ediyordu..sonra burnuma bir koku geldi..
O kokuyla beraber eski evimin kapısından girdim,oğlum hala küçüktü kızlarımdan hiç biri daha dünyaya gelmemişti..akşam vaktiydi ve mevsimlerde yaz olmalıydı.

Evin avlusunu yeni boyamışım ayın ışığı yansıyor orantısız kalın taşlı duvara,yerleri de ikindi vakti hortum çekerek dip köşe yıkanmışım,zemin beyaz mermerdendi,hava kararıncaya kadar avludaki plastik sandalyelerde komşularım oturmuş masaya kahveler pişirmiş servis etmişim....balkonun önünde kurumaya bırakılan çamaşırlar sallanıyordu,gökyüzünde dolu dolu bir ay vardı cebimde çok az bir para evimde yeterli miktarda odun gıda kahve vardı..dedem dışında bütün sevdiklerim hayattaydı..babannem ölmemişti,gözleri hala mavi mavi dolaşıyordu Kur'an'i Kerim'in sayfalarında..

Henüz gitmemişti hiç biri hiç bir yerlere henüz sarılmalar yasaklanmamıştı henüz uzun uzun yollara düşülmemişti henüz sevilenler ve birbirilerini sevenler bu kadar ulaşılmaz olunabileceğini kimseler tahmin etmemişti,henüz ekmek ve una bu kadar değer verilmemişti..

Henüz bu kadar kıymetli olmamıştı komşularda yanan ışıklar,odalardaki hareketler bu kadar hasretle takip edilmezdi, bir bebeğin açık pencerelerden duyulan ağlama sesi ve minareden duyulan ezan sesi insanı bu denli etkilemezdi yaşamanın tam olarak nelerden oluştuğunu henüz insanlar fark etmemişti..

Bugünkü konu koku değildi biliyorum konumuz renkti..ama işte o renge beni bu koku çekti.
Gözlerimi açıp çiçeğe baktığımda iyice yaklaşıp yapraklarına dokunduğumda kalbim tam da bu renge büründü sanki..işte bu yüzden;
Bu gün ben kokulu bir şebboy adını tam koyamadığım mor pembe bir rengim..