Sana soruyorum bu gün gerçekten nasılsın?

Kollarımı kocamaaaaan açıp şu ayazdan bembeyaz olmuş çatılardan bir parça buz parçacıkları toplamak istiyorum.Büyük kızım biraz rahatsız okula gidemedi küçüğü de ablasını görünce o da evde kalmak istedi tabii.Sıkıntıya vermedim,okulu arayıp haber verdim bir tek.
Bu kış gününde keskin soğuk ama bir o kadar da temiz havayı içime çekerek ayak parmaklarıma kadar oksijen depolamak istiyorum.
Gözlerim görüyor.
Görüyorum güneşi,görüyorum çıplak ağaçları,nehrin üzerinde uçuşan heyecanlı martıları.
Kendimi hissediyorum,biraz üşüyorum ama üşümek de histir,duygudur.
Pencerem yine hafif aralık burnum akıp duruyor nezle olmuşum belli ki ama gün güzel ışık güzel toprağın üzerine serilen pırıltılı buz örtüsü güzel.
Hayır öyle herşeye sahip biri değilim.
Ama ellerim var yazabiliyorum,ayaklarım var yürüyebiliyorum,tek başıma giyinebiliyorum ellerimle saçlarımı şekillendirebiliyorum.Yüzümü yıkayabiliyor parmaklarımla istediğim hareketi yapabiliyorum.
Milyonlarca mucize gerçekleşiyor her an bedenimde,öylece dursam bile evimin bir köşesinde çevremde hayatın akışını algılayarak mutlu olabilecek kadar iyiyim.
Sokaktaki çalışmadan gelen gürültü,belediye işçilerinin testere ile kestikleri kurumuş ağaçlarin sesini dahi işitebiliyorum.
Biraz kapatırsam gözlerimi evlerin içine de girebilirim hatta mutfaklarına bile.Her pencereye bir hikaye yazabilirim.

Mutluyum,şükür içindeyim bugün ve çoğu günler böyleyim.
Neden biliyor musun?
Çünkü mutsuz olduğum çok çok günlerim oldu.Gözlerimin artık ağlayamadığı günlerim oldu,yüreğimi yerlere atıp üzerine basıp basıp geçen insanlar ve durumalr oldu.
Hasret
Ayrılık
Ölüm
Ümitsizlik
Parasızlık
Suskunluk
Yetersizlik
Çaresizlik.
Hepsinden hangimiz geçmedi..
Neden yaşadık bunca şeyi ve daha neler yaşanacak kim bilebilir ki.?

Bugün şöyle bir bakalım kendimize.
Gerçekten iyi değil miyiz?
Bizden daha kötü durumda olanlar şu anda bile varken dünyada yukarıda yazdıklarımı yaşama ve tatma sırası gelenler henüz varken ve belki de biz de bir gün tekrar bunları tatmaya aday iken bugün nasılım demekten ziyade,nasıl olmalıyım demek borçtur boynumuza....