Bulutların toprak ve çimlerle buluştuğu bir gündü.
Sis,sık sık onları ziyaret etmeye gelir onları ve çevrenin görüntüsü tamamen onun hakimiyeti altında kalır.
Renkleri soldurur,sıcaklığı düşürür,görme oranını zayıflatır.
Mesafeleri kısaltır,yoğunlaşmayı sağlar..
Bulutun içinde yaşamak gibi bir his oluşur içimde,sanki yeryüzü gökyüzüne çıkmış gibi bir duygu bu.
Gökyüzünde ördek olur mu,karga uçar mı?..
Ördek de olur karga da uçar..
Sisli sabahların da bir güzelliği var..
Kahveye çok yakışır mesela sisli sabahlar,pencerelerin camına yapışır bulutlar.
-Aç camı,içeriye de girmek istiyorum der sanırsın..















Ve sonra kuşlar..
Bu minik kanatlı canlılar çıkar karşıma..hemen arabamın dibinde bir cümbüş bir heyecan,sabah sabah,sislerin içinde bulutların içinde..
Cıvıltılardan anlayan var mı?
Kim tercüme edebilir bu konuşmalarını?..
Neler anlatıyorlar birbirine kimbilir..







Oldu mu şimdi böylesine sisli bir havada gelirsiniz bu kadar yakınıma.
Cıvıltılarınızla kısa mesafeli uçuşlarınızla dağıtırsınız dikkatimi..
Sonra bir bakmışım ki sis gidiyor..o beyaz bulutun içinden çıkıyor dünya yavaş yavaş..
Her taraf bulutken birden dünya gösteriyor kendini yine..