Bana göre etkileyici kitap kendini yılllar sonra tekrar okutan bir kitaptır.

Bahis konusu olan kitap ise Patrcik Süskind'in Koku kitabı.
Etkisi altında yıllarca kaldığım bir kitap ve geçen ay tekrar okuyup bitirdiğim bir kitaptır kendisi..
Fransa'nın kirli sokaklarında parfüm yapımı ile ilgili bolca bilgi içeren sisli sokakların bir o kadar sisli ve dumanlı olabilen insanın ruh hallerini yazmaktadır.
Yazar çok bilgili bazı yerlerde hafif bir bunalım sarmıyor degil ama konu öyle güçlü ki okurun dikkatini dağıtmıyor.
Elimden düşüremeden okudum her iki seferde de..
Kitap yorumu yapmak benim için her zaman zordur öyle ustaca kitap yorumcularımız var ki sağ olsunlar onların yorumlarını okuyunca senin yaptığın yorum da neymiş peeeh dedirten türden ancak etkilendiğim bir kitap ile ilgili yazmak gerekiyor bunları yazdım.
Tavsiye eder misin derseniz orasını bilemiyorum.

Oldukça sert bir kitap aslında kendine özgü bir havası var sanırım pek benzeri de yoktur.
Günümüzde gerek kitap gerek film veya dizi konusu olan yapımlara benziyor ama bu yazarın kalemi olayları anlatma şekli ve beraberinde verdiği bilgiler doğrultusunda okuru kendine bağlıyor bunu da sadece kelimelerle yapabiliyor oluşu kendisini gözümde çok başarılı kılıyor.
Kitabı okurken verilen detaylarla kendi hayalimde o zamanın Fransa ve yaşam biçimini kolaylıkla canlandırabildim.
Bir insanın ne kadar sinsi ne kadar acımasız ne kadar kendi içinde diğer insanların duygu ve durumunu düşünmeden yaşayabileceğini fark ettim bunun yanısıra bir insanın bir amaç uğruna neleri göze alabileceğini de düşündüren bir kitap.
Sonu muhteşem ama muhteşem bir güzelli kdeğil bu.
Tamamen bir yokoluş ve bir bitiş ile bitiyor kitap.

Peki benim hayatımı ne yönde nasıl etkilemiş oldu?..

Kitabı okuduğum dönemde bir insanın amacına ulaşması için her şeye başvurabileceğini,sınırlarından da ötesine geçebileceğini gösteren çarpıcı bir örnek oldu benim için.
Yani kısaca bu kitabı okuduktan sonra insanın hiç bir şeye şaşırmaması gerektiğini anladım..

Daha da kısaca:İnsan her şey yapar.

Kitaptan bir kaç alıntı da eklemek isterim,alıntıları Türkçe aktaracağım zira ben kitabı Yunanca olarak okudum.

Koku-Patrick Süskind

*İcatlara kuşkuyla bakardı,çünkü her icat,bir kuralın bozulması anlamına gelirdi.

*Parfüm zaman içinde yaşar;gençliği,olgunluğu,yaşlılığı vardır.Ve ancak hayatının üç çağında da aynı hoş biçimde koku veriyorsa başarılı olmuş denebilir.

*"Her sanatta ve her zanaatta -Bak gitmeden bunu aklına yaz!- yetenek hiçbir şey ifade etmez,ama deneyim,alçakgönüllülükle,çalışkanlıkla elde edilmiş deneyim her şeydir."

*Kokuların öyle bir inandırıcılığı vardır ki,sözden,gözle görmekten,duygudan,iradeden daha güçlüdür.Savılıp atılamaz bu inandırıcılık,soluduğumuz havanın ciğerlerimize işleyişi gibi,o da içimize işler,doldurur bizi,hepten ele geçirir,çaresi yoktur.

*Uyumak başarının ruhunu tehlikeye atardı.

*“Koku, soluğun kardeşiydi. Onunla birlikte insanların içine giriyordu, yaşamak istiyorlarsa karşı duramıyorlardı. Hem de tam orta yerlerine giriyordu koku, doğrudan kalplerine ve orada akla karayı ayırır gibi ayırıyordu ilgiyle aşağılamayı, iğrentiyle zevki, aşkla nefreti.. ”

*Kokladığın sürece karar verme! (...) Kokluyorsan kokla, karar vereceksen kokladıktan sonra ver!
Kitap beyaz perdeye de taşınarak Koku Bir Katilin Hikayesi olarak vizyona da girmiştir.Onu da çok merak ediyorusum doğrusu..dönem filmi oluşu daayrı güzel :)
İlk fırsatta izlemek için de linki BURAYA bırakıyorum..

Sevgiler.