Ömrümün otuzdört (34) yılında var olmuş şarkıları var bu kadının..

Henüz ondört yaşımdayken köy evimizin üst katına kurulan salıncakta döne döne dinlerdim No Ordinary şarkısını..

Güzelliği ve etkisi hep o dönerken dinlediğim an kadar taze.

Yaz sıcağı kadar güzel çocuk olmak kadar güzel köyde olmak kadar güzel.

Çocukluk ufak ufak geride kalıp ergenliğe atılan ilk ürkütücü adımlar kadar güzel hala..ve sonrasında gençlik dönemi ve devamında yetişkinlik yılları..her dönemde her evrede her değişimde bu şarkı mevcuttu hayatımda..

Hayatımın şarkısı?..

Kesinlikle bu şarkı..

Peki ya senin hayatının şarkısı hangisi?..



Devamında çıkardığı şarkılar da aynı şekilde..ballanmış rafine lezzetli bir tat gibi sesi..değişmiyor..

Ruhuna çekiyor ve dinledikçe ruhundan olan parçalar ruhumla özdeşleşiyor.

Bu şekilde ifade edebilirim.

Döne döne..

Bir köy evinin üst katında kurulan bir salıncak gibi..hayat da öyle,ruhlar da öyle..

Yaz sıcağı,hayat telaşı,büyümek..yaşadıklarımız..döne döne..bir şarkıyla bir özet.

Ta ki Somebody Already Broke My Heart diyebilecek olgunluğa gelene dek..


Şebonun da buna benzer sözleri olan bir şarkısı geldi aklıma şimdi..

Kıramazsın adlı parçası..

Gel yaklaş korkmadan
Gün son kez batmadan
Üstünden geçtiler kalbimin
Kıramazsın, üstünden geçtiler kalbimin
Kıramazsın, zaten üstünden geçtiler kalbimin

Ancak No Ordinary Love şarkısı kesinlikle ordinary veya benzeri olabilecek türde bir şarkı asla değildir..
Bu iki sanatçının kalbimdeki yeri de farklı ve özeldir tabii ki o ayrı.





Şarkının bir de konser versiyonunu eklemek isterim hiç duymayanlar olabilir diye..çünkü sahne performansı da şa-ha-ne!


Sevgilerimle..