Sel Felaketi



Gündem her gün bir şeylerle dolup taşıyor ancak bazen öyle şeyler oluyor ki herşey bir anda unutulup daha sarsıcı bir olay herkesin gününü şekillendirmiş oluyor..

Mesela dün yaşanan İstanbuldaki sel felaketi..

Ondan öncesinde ekonomik sıkıntı ve vurgunlar ile ilgili gündem çalkalanıp dururken ve bu vurgunlardan dolayı yüzbinlerce insanları hayatı yara alırken,sel felaketi ile birlikte insanoğlu yetersizliğini,açgözlülüğünü,tabiri caizse acizliğini bir anda fark etti ya da tekrar hatırladı.

Bİliyorum bu ilk değil ve son da olmayacak..selin verdiği zararlar bir şekilde onarılacak ve hayat yine kaldğı yerden belki biraz daha yavaş belki biraz daha sakat ama öyle ya da böyle devam edecek..insanların çok az bir kısmı bu felaketten çıkarımlar yapacak belki yeni kararlar alacak belki yer değiştirecek ne bileyim..

Fakat bu değişiklikler ne yazık ki birey merkezli olmaktadır..

Dünyanın en büyük metropol kentlerinden biri olan İstanbulun bu gibi felaketlere bir daha maruz kalmaması adına çok fazla bir şey yapılacağını düşünmüyorum..yani kısaca,dünya için ve bu dünyada yaşayan insanlar için,toplum için çok çok az şey belki yapılacak..

Çünkü caddeler suyu çekince,sokaklar kuruyunca,su altında kalmış olan yerler temizlenince,yaşananlar unutulacak..zararlar unutulacak,kayıplar bile unutulacak..bir sonraki felaket anına dek..

İnsanoğlunun çok büyük potansiyele sahip olduğuna her zaman inancım tam olacak..insanoğlu isteyince,o kadar güzel şeyler yapıyor ki..

Ona da bu yakışıyor zaten..çevresini gözetmek,bozulanı tamir etmek onarmak,yaraları sarmak..elindeki malzeme ile kendine özgü bir şeyler üretmek..

Böyle olsaydı..günümüzde de bu kabiliyet aktif bir şekilde kullanılabilseydi,sadece metropol şehirler değil,küçük köyler,daracık yollar bile insanlara huzur ve güven veriyor olurdu..

Bir kaşıkta boğulmazdı en azından,içinde uçsuz bucaksız bir okyanus taşıyan insan..




Yorum Gönder

0 Yorumlar