İkisini de yaptım bu sene..

Minik zarif şişeler aldım,çayır çimenlere gittim kantaronlarımı toplayıp sağ koltuk prenses muamelesi göstererek eve getirdim..


Temizledim ayıkladım..

Çok fazlaydı.

Atmaya kıyamadım ama attım :)

Şişelere doldurarak saf kendi üretimimiz olan zeytinyağından doldurdum..gözüme şahane göründüler,bayıldım..



Sıra güllerime geldi,pıt pıt bahçede bir o yana bir bu yana hoplaya zıplaya arada bir avucumun içine alarak koklaya koklaya salavat getire getire güllerimi de topladım..

Geçen yıl şerbet kokulu fuşya renkli güllerden yapmıştım gül suyumu çok uzun süre dayandı ama bu sarı renkli gül olmadı..



Kısacık bir süre sonra çürüme izleri görünmeye başladı atmak zorunda kaldım.

Her ne kadar şişedeki görüntüsü daha güzel ve duru olsa da gül suyu için en ideal gül türü çok kokulu yaprakları kolayca dağılan fuşya renkli gül türüdür.

Üzüldüm bak yine görüyor musun :((

Şuraya tatlı terasımdan bir kare ekleyeyim en azından..keyfim yerine gelir..



Yaz boyunca çok güzel vakitler geçirdiğim terasım da bir sonraki postumun konusu olmuş olur böylece..

Sizce de güzel olmaz mı??


Sevgilerimle..