Benim dağ kekiği ile ilgili pek bilgim yoktur,annemin ilgi alanı olduğundan tüm bilgileri ondan alırım :)
Dağ kekiği için epey yürümeniz ve araştırmanız gerek veya bilen birine sorabilirsiniz,bu işin kısayolu budur der annem :)
Dağ kekiği toplamak için en uygun zaman Ağustos sonu Eylül başıdır..
Yoğun sıcakların ardından mevsim yavaş yavaş nefeslenmeye ve sonbahar mevsiminden küçücük esintiler hissetmeye başladığımız o kısacık zaman dilimi olur ya?..hah işte o zaman :)
O esintiler ve serinlik dağ kekiğinin toplanmaya hazır olduğunu göstermektedir.



-Anne buralarda dağ kekiği yok ki,dediğimde annem yukarıdaki fotoğrafta görünen bitkiyi göstererek;
-Bak,dağ kekiği budur!,dedi..

Doğanın her şeyini seviyorum diyen bir annenin (ben) kekiği bile tanımaması ne kadar acıdır ya!
Ayıpladım kendimi..ne öğreteceğiz bu çocuklara nasıl öğreteceğiz hiç bilmiyorum.






Kendisi daima kekiğin kokusunu şehrin göbeğinde yaşamasına rağmen alır arkadaş,kandıramazsın :)


Çoluk çocuk dağ tepe dolaşıp dağ kekiği arayışına çıktığımız vakit ikindi vaktiydi.Güneş hararetini biraz düşürmüş,hafif bir rüzgar eşliğinde sararmış tarlaların içinde koşturarak,kimi zaman dağlarlın tepelerine bakışımızı dikerek boyumuzun nerdeyse aynı hizada olduğunu fark ederek gülümsedik..
Dağ kekiği mutfağımızda yer almadan evvel güneş alan ama doğrudan güneş almayan yerde kurutuldu ardından ufalandı,içindeki sapları olabildiğince ayıklanarak kavanozlara kondu..





Kekiklerimizi özenli bir şekilde topladıktan sonra kurumaya yüz tutmuş adını bilmediğim bu güzel otları da topladım,bıraksan yıllarca boş bir bardağın içinde bu şekilde değişmeden durabilen bu güzellik bir süreliğine mutfağımın rafını süslesin istedim..



Akşam ışığı fotoğraf çekmek için harikaydı ancak benim küçük Heidi'lerim buna pek izin vermedi..dağ tepe bulmuşken Heidi'cilik oynamak şart,koşturup durduk haliyle..
İnsan böyle geniş yaylayı,bu denli güzel esintiyi,kekik kokulu havayı koklamayı ve dağlara bu şekilde her zaman yakın olmuyor ki..




Kekiklerimizin kurutulma aşamasından bir kare.





Mutfağın mis gibi kekik koktuğu günler..





Güzel ve bereketli bir etkinlik gibiydi,konuya komşuya da hediye edildi,çoğunu yemeklerde bir miktarını da kış aylarında çay olarak tüketeceğiz Allah'ın izniyle..kekik çayı kış mevsimi için harikadır,hafif soğuk algınlığını giderir rahatlatır,uykudan önce tüketilince de insan vucüdunu ısıtır :)






Kekik kokulu koyaklardan aşarak, güvercinler ülkesinde dolaşıyorum.
Bir çeşme başı arıyorum.
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp,mis gibi nane kokuları arasında ruhumu dinlemek istiyorum...



Muhsin Yazıcıoğlu



Akşam her zaman ağırdan alır. Sabah güneşi gibi küstahça dalmaz pencereden içeri. Renkler yavaş yavaş solar, gölgeler çoğalır. Ve o zaman bilirsiniz bir günün daha geçmişte kaldığını.

Hayata Dön, Gülseren Budayıcıoğlu




Sevgiyle kalın..