Çölde devesiyle birlikte yürümekte olan bir çöl insanı güçlükle hareket eden, susuzluktan ölmek üzere olan bir adama rastlamış.
Adam Allah rızası için su istemiş. Devesinden inip bir çare adama suyundan vermiş. Suyu içen adam birden çöl insanını ittiği gibi deveye atlayıp kaçmaya başlamış. Çöl insanı arkasından bağırmış:
– Tamam deveyi çalıyorsun ama senden bir ricam var. Sakın bu olandan kimseye bahsetme.
Bu isteği anlamsız bulan hırsız şaşırmış ve neden diye sormuş…
– Eğer bu yaptığını anlatırsan, bu dilden dile yayılır ve insanlar bir daha çölde yardıma muhtaç birini görünce yardım etmezler.


Hayat akarken yaptığınız iyiliklere, kötülükle bile cevap verseler, yardıma ihtiyaç duyacak bir sonraki için yardımseverliğe devam etmek gerekir. İyilik gibi kötülük de bulaşıcıdır.

Bu kısacık hikaye içinde öyle mesajlar görüyorum ki örneğin bazen sadece bir olayı anlattığımızı sanırız bununla beraber düşünce ve duygularımızı da ifade ediyoruz tabii ki insanlar yaşadıklarını anlatınca hem yakınlaşmış hem tecrübelerini paylaşmış oluyor lâkin bunları dinleyen insan dinlediklerini ve gördüklerini kalbine karakterine ve düşünce tarzına göre yorumlar.
Bir çok yerde yazılanlar veya gösterilenler insan sayısı kadar yoruma tabii tutuluyor.
Olaylar her insanın kişiliğine göre değelendiriliyor demiştim ya hani,çocuksa dinleyen farklı algılayıp yorumlayacaktır,dinlediği hikaye ile ortak noktaları olan kişi farklı algılayacaktır.
Anlatılanlar bu yüzden düşünülerek ve çevrede kimin var olup olmadığına bakılarak anlatılmalı.
Paylaşılan şey bir fotoğraf veya görsel bir şey ise durum yine aynı olacaktır hatta daha da etkili olacaktır bu yüzden buna da özen göstermemiz lazım.
Anlatılan veya gösterilenler iyiyse iyiliğe kötüyse kötülüğe zemin hazırlayacaktır.